2 Ocak 2009 Cuma
SÜTTEN BİR GÖL
_ Hocam,nasıl böyle anlayışlı,araştırmacı,sorumluluk sahibi,duyarlı ve sakinsiniz?Başarılarınızı kime neye borçlusunuz?
Profesör; Bilmiyorum der.Sonra hatırlamaya çalışır edasıyla,
_Söylediklerinize memnun oldum,teşekkür ederim.
_Fakat beni iyi anlayan ve dinleyen anne ve babam vardı.Diyerek bir anısını anlatır.
_Altı yaşlarındaydım,buzdolabını açtım.Süt şişesini alırken düşürdüm.Süt şişesi paramparça oldu,süt etrafa yayıldı,her yer bembeyaz olmuştu.
Neye uğradığımı şaşırdım kafam allak bullak oldu ve korktum .Şişenin sesini duyan annem yanıma
geldi.Durdu,baktı...Yere çömeldi...Omuzuma elini koydu sakin bir ses tonuyla;
_Sütten bir göl olmuş dedi.
Bir nefes aldım.Biraz,rahatladım.Annem tekrar sakin bir sesle;
_Hadi camlardan kayık yapıp yüzdürelim dedi.Bende çömelmiş vaziyetteydim, annemle beraber oynamaya başladık.
Epey oynadıktan sonra ben sakinleşmiştim.Kalbimin çarpması durmuştu.
Annem ,bana:Biliyormusun herkes kendi yaptığı şeyleri kendisi toplamalıdır.Burayı temizlemek için süpürgeyle faraşmı istersin ,yoksa havlumu dedi?
Elimden geldiğince dökülen sütü temizledikten sonra annem beni bahçeye çıkardı.Süt şişesinin,düşürmeden nasıl taşınacağını bana gösterdi.Bu olay benim diğer insanlardan farklı olmamı sağlamıştır.
Evet mucit profesör başarısının sırrını bu şekilde ifade ediyor.Bu olay sadece ona mahsus bir özellik değildir.Onun annesi büyük bir eğitimcidir.Çocuğun kendisine olan güven duygusunu
yıkmadan bir şey öğretmiştir.Şunu kabul etmeliyiz ki, hata yapmaktan korkan bir insan hiçbir şey yapamaz.
18 Aralık 2008 Perşembe
Okuduğum zaman çok beğendim sizlerle paylaşmak istedim;
Eğer bir çocuk kınanarak yaşarsa,suçlamayı öğrenir
Eğer bir çocuk düşmanca davranışlar içinde yaşarsa,kavga etmeyi öğrenir.
Eğer bir çocuk alay edilerek yaşarsa, sıkılganlığı öğrenir.
Eğer bir çocuk utanç içinde yaşarsa,suçluluk duymayı öğrenir.
Eğer bir çocuk hoşgörüyle yaşarsa,sabırlı olmayı öğrenir.
Eğer bir çocuk teşvik edilerek yaşarsa,güvenmeyi öğrenir.
Eğer bir çocuk değer verilerek yaşarsa,saygı duymayı öğrenir.
Eğer bir çocuk eşitlik ortamında yaşarsa,adaleti öğrenir.
Eğer bir çocuk güven duygusu içinde yaşarsa,inanmayı öğrenir.
Eğer bir çocuk beğenilerek yaşarsa,kendisinden hoşnut olmayı öğrenir.
Eğer bir çocuk kabul ve dostluk içinde yaşarsa,dünyada sevgi ve aramayı öğrenir.
Eğer bir çocuk düşmanlıklar içinde büyürse,saldırganlığı öğrenir.
Eğer bir çocuksevgi içinde büyürse ,güvenmeyi öğrenir.
ÇOCUK AİLENİN,AİLE DE TOPLUMUN ÜRÜNÜDÜR; ÇOCUK YAŞADIĞINI ÖĞRENİR.
28 Kasım 2008 Cuma
ANIM
18 Ekim 2008 Cumartesi
eğer dikmişsen adaçayını bahçeye,ne gerek var ölmeye
Toplama/Kurutma: Bitki yaprakları çiçeklenme öncesi, Mayıs-haziran aylarında toplanır. Etken maddelerinin doruğa ulaştığı öğlen saatlerinde toplanan yapraklar, gölgeli ve havdar bir yerde kurumaya bırakılır. İyice kuruduktan sonra ince kıyılarak, hava almayan kaplarda saklanır. Bileşim: Eterli uçucu yağlar, %30 Thujon, %5 Cineol, Linalol, Borneol, Salven, Pinen ve kafur; tanenler, triterpenoitler, flavonlar; Östojen benzeri maddeler; reçineli bileşikler içerir. UYARILAR: Adaçayının aşırı kullanımında kan basıncı (tansiyon) yükselebilir. Dölyatağı (Rahim) kaslarını uyardığı için, gebelik sürecinde kullanılmaz. Annelerin süt üretimini durdurur. Önerilen dozajlara uyulduğunda, bilinen başka bir yan etkisi yoktur.
Çay hazırlamak: Yarım veya bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış kuru yaprak, bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır ve üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak içilir. Taze bitki kullanılması durumunda 4-5 dakika demleme süresi yeterlidir. Çalkalama/Gargara: 2-3 tatlı kaşığı kurutlmuş ve ince kıyılmış yaprak, 2 bardak soğuk suya eklenir ve ateşe konur. kaynamaya başlayınca ocaktan indirilir ve üstü kapalı olarak 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde pek çok kere 5-10 dakika süreli gargaralar yapılır. Tentür Kullanımı: Günde 3 kere, 15-20 damla kadar D2 inceltisindeki tentür, yarım kahve fincanı suya eklenerek alınır. Çay olarak kullanılabildiği her yerde tentür de kullanılabilir. Karışımlar: Gargaralarda ve çalkalamalarda kekikle, sindirim sorunlarında ise Mayıs papatyası ile eşit oranda karıştırılır. Adaçayı Sirkesi: Geniş ağızlı bir şişe, çayır adaçayı çiçeği ile doldurulur, çiçeklerin üstüne çıkacak kadar doğal üzüm sirkesi eklenir ve şişe 14 gün güneşte veya sıcak bir ortamda, arada bir çalkalanarak bekletilir ve süzülür. Oturma banyosu: İki avuç dolusu yaprak soğuk suda gece boyunca bekletilir. Ertesi gün kaynama derecesine kadar ısıtılır, 5-6 dakika demlendikten sonra süzülür ve banyo suyuna ekleni |
bitki çayları içerken dikkat edilmesi gerekenler
Hastaların, kullandıkları ilaçlarla etkileşmeyen bitki çayı içmeleri gerektiğini belirten Prof. Dr. Kıvçak, ``En fazla tüketilen papatya ve ıhlamur gibi çayların bile çeşitli ilaçlarla etkileşimi vardır. Bitkinin içindeki etken madde ve kullanılan ilacın etkileşimi mutlaka hekime sorulmalı, hekim de eczacıya danışmalıdır. Örneğin, ısırgan tohumunun yararları kadar gizli kalp yetmezliği olan kimselerde kalp krizini tetikleyici bir yan etkisi vardır. Bu gibi durumların önüne geçmek için hasta, hekim ve eczacının işbirliği şarttır``dedi. Prof. Dr. Kıvçak, bitki çaylarının Sağlık Bakanlığı`nın denetiminde üretilmesi gerektiğini de ifade ederek, ``Bitkiyi toplayan kişinin ne kadar ehil olduğu, bitkinin nereden toplandığı ve hangi koşullarda kurutulduğu önemlidir. Başta egzoz gazı olmak üzere çeşitli dış faktörler nedeniyle bitki, şehir merkezinden toplanmamalıdır.
Bitki, egzozun yaydığı ağır metalleri çektiği için bu durum çok tehlikelidir`` diye konuştu. Bu kriterlere dikkat edilmeden üretilen ve Sağlık Bakanlığı`nın onayı olmayan bitki çaylarının tüketilmemesi gerektiğini bildiren Prof. Dr. Kıvçak, özellikle son dönemde oldukça popüler bir bitki olan keten tohumunun yaygın kullanımında da yanlışlıklar bulunduğuna dikkat çekti.
Prof. Dr. Kıvçak, ``Keten tohumu genellikle dövülmüş şekilde satılıyor. İçeriğinde sabit yağ, değişik asitler ve omega yağları içerdiği için bu bitkinin ezildikten sonraki iki günde tüketilmesi gerekir. Aksi takdirde mide ülseri ve kanser gibi tehlikeli hastalıklara yol açar. Bu yüzden ezilmemiş olarak alınıp tüketileceği zaman ezilmelidir. Ayrıca keten tohumu bitkisinin, halk arasında sanılanın aksine zayıflatıcı özelliği yoktur. Sadece bağırsak mekanizmasını harekete geçirerek metabolizmayı hızlandırır``dedi
haber7
18 Mayıs 2008 Pazar
Yeşil ot yiyen ineklerin sütleri niçin beyazdır?
Peki o zaman dışkı niçin kahverengi, idrar niçin açık sarı renktedir? Dışkının kahverengi olmasının sebebi bağırsaklarda hazmı sağlayan sıvılar, özellikler de safra suydur. Safra suyu aslında yeşil renktedir fakat gıdalarla karıştıkça kahverengi renk alır. Bu nedenle dışkı bazen yeşilimsi de olabilir. Çok az da olsa aldığımız gıdalar dışkının rengini etkiliyebilir. Örneğin vücudumuz pancara koyu kırmızı rengi veren maddeyi bazen parçalayamaz ve pancar yedikten sonra dışkı kırmızımsı bir renk alabilir.
Dışkıdaki renk, şekil ve kıvam değişikliklerinin çoğu son zamanlarındaki bir beslenme değişikliği ya da geçici bir sindirim bozukluğuna dayanır. Ancak eğer dışkı belirgin bir şekilde normalden açık veya koyu renkte ise, ya da kanlı ise, bu daha ciddi bir durumu gösterir, derhal doktora başvurulmalıdır.
Vücudumuzu terk eden sıvı maddelerin, yani idrar ve terin renginin de içilen sıvı rengi ve kimyasal yapısı ile bir alakası yoktur. Sıvı veya katı olsun yemek borusundan içeri girip, sindirim sistemimizi boydan boya geçen gıdalar eğer metabolizmada iyi parçalamazlarsa bunun sonucu dışkıda görülebilir. Ama idrar öyle değildir. İdrar metabolik artıkların dolaşım sistemi ile taşınmasıyla böbreklerde oluşur.
İdrarın normal rengi açık sarıdır. Bu renkteki değişiklikler muhakkak bir şeylerin iyi gitmediğini gösterir. Bu durumda hemen doktora gitmek gerekir. İdrar kahverengi veya kola renginde ise karaciğer veya safrakesesi problemi, kırmızı ise enfeksiyon, iltahaplanma veya idrar sisteminde kanama olabilir.
Ancak fazlaları vücuttan atılan vitaminler veya bazı doğal ve suni gıda boyaları da idrarda bunlara benzer renk değişikliklerine neden olabilir. Eğer idrarınızın rengi yeşil veya mavi ise bu duruma hemen hemen kesinlikle gıda boyaları neden olmuştur. Endişe edilecek bir durum değildir. Boyalar zarar vermeden vücuttan çıkar.







